21 Mart 2014 Cuma

Sende Biteceksin Bir Gün..



Ey benim yorgun ve soğuk bakışlı yarim...
Beni bende terk edip, maziden salınan özlemleri de unutarak..
Ayağında dünyanın kasveti prangalar olacak bir gün..
Ve tenimi ardında bırakıp kara kışlar misali, sende gideceksin bir gün...

Ey benim elleri ellerime düğümlenmiş sevdalım..
Bağları baharından, derin bir toprağın incisi..
Ey benim yeşil yapraklı göçmen diyarım..
Ey benim ölüm kokulu, kara toprağım..
Ve gözlerimde ki buğuyu silip busenle, sende gideceksin bir gün..

Ey benim başı dik, bakışı  dumanlı can-yarım..
Aşk öyle bir perçinlenecek ki ruhuna, kuşlar misali..
Kanadının taşıyamayacağı bu ağır yükle,
Kara bulutlar misali fırtınalara süzülecek, sende gideceksin bir gün..

Ey benim, adı ezelde adıma yazılan dünya hanım..
Issızlık hasretle birleşecek, üstüne derilecek en yorgun buhranlardan..
Ne baharlar üstelenecek aşkımızın katlini, ne yağmurlar..
Mevsimlere boynunu büküp, küskünlerin gamlı yüreğinde,
Canı bedenden alıp, sende gideceksin bir gün..

Ey benim Karadeniz misali dalgalı ve hırçın poyrazım..
Yeminlerimiz tükendiğinde aşkın kudretli yokuşunda..
Bileceksin ki meşk yetmeyecek nefes almaya..
Tutup çam kokulu nefesini, sende gideceksin bir gün..

Ey benim zincirlerden müstesna hür cananım..
Bir gün adına aşk denilen bu tutsaklık yakacak canını..
Kalandan habersiz, yüklenip küfene yollardan yorgunlukları..
Ağır ve mağlup bu meczupta, sende biteceksin bir gün..

Ey benim gecesi gündüzüne denk günüm,
Ey benim dikeni yare olmuş, açamadan solan gülüm..
Ey benim zehrim, şifam, derdim hem dermanım..
Gün geceye neşrettiğinde yavaşça ışıklarını,
Şafak sökerken aşkımı yüreğinden,
Bil ki geride kalanda, can yakan acılı bir sır olup,
Sende gideceksin bir gün..


21.03.2014 // Hissizliklerden, kaybolmuşluklardan, çaresizliklerden..
21.03.2014 en uzun gecelerden, en uzun gitmelerden, en UCUZ anılardan...







Nursalkımın..

20 Mart 2014 Perşembe

Bam Teli 2..



Uzun ve uzun günler geçmiş son yazışımın ardından..
Hayat öylesine hızlı ve yoğun akıyor ki, çoğu zaman yolumu kaybediyorum..
Düşünmeye/yazmaya vakit bulamayacak kadar kendinden geçmiş dolanıyorum..

Aslında içimde ne nehirler çağlıyor..
Aslında ne kelimeler, ne sözcükler biriktirdim içimde...
Aslında ne hazin hikayelerden dipnotlar edindim akıl kıyılarına..

Karma karışık ideolojilerin kapanında kısılmış bir halde,
Bilseniz ne insani isyanlarımı bastırdım yüreğimde...
Zaman denen garip bilinmezlik, salise salise silinirken hayat mevziimden,
Menzil nere? Yol nereye?

Bu gün kulağımda bir kulaklık evden işe yola koyulmuşken, bir şarkı ilişti kulaklarıma..
Notalarından ziyade, sözleri çalkaladı içimde ki buhranı..
Kaybolmak istedim, belki de satırlar arasında dizeklere kur yapan bir nota olmak istedim..

Basma sakın bamtelime, yaralıyım zaten tuz biber ekme demek istedim yanımdan geçip giden her faniye!
"Bakışalım konuşmayalım, kalpten kalbe yol alalım istedim.."

Saman alevi gibi, bir kıvılcım yeter BİZ'e ve eğer tutuşursak KÜL oluruz yana yana, yan yana..
"Bakışalım konuşmayalım, kalpten kalbe yol alalım istedim.."

Reva değil ne sana ne bana, gel hadi dümeni kıralım aşkın masalsı kıyılarına..

Kördüğümüm! (Ne kudretli ne devasa bir hitaptır bu),
Ömür törpüsü bu galeyan, bu oyunlar..
Ömür törpüsü bu yaşanmışlıklar..
Eğrisi doğrusu var sanan, keskin geçimler, keskin seçimler yapan insanlar bal gibi yanılıyor evet..
Her şer müsavi, her hayır müsavi..


Yol yakınken gel dönelim, dipsiz kuyudur aman...
Düşersek, tutunamayız..
Düşersek yorulur nefes alamayız..
Düşersek hapı yutarız inan..

Kördüğümüm, yar..
Kelimelerin bağladığı kaderimize gel bir bakış sür..
Bu dünyada her gerçek biraz masivadan geçiyor..
Gel karışalım, gel..

Maveralarda yolsuz bir yolcu olalım..
Çöllerde ki kum taneleri gibi..
Yanalım güneşe.. Yakalım..

Yol yakınken gel, dönelim..


// Bir şarkının ateşinden, tesirinden. 20.03.2014 -

Dip not: Bu şarkı neden bu kadar etkiledi bu gün beni?

Nursalkımın..

Bam Teli..




Basma sakın bam telime
Yarama tuz biber ekme
Üzeriz bir birimizi sonra
Yakışır mı böylesi bize?

Bakışalım konuşmayalım
Kalpten kalbe yol alalım
Boş yere tadımız kaçmasın
Sevişelim savaşmayalım

Reva değil, ne sana bu ne de bana
Gel hadi dümeni kıralım aşkın kıyılarına
Saman alevi gibi bir kıvılcım yeter ona
Tutuşursak eğer geç olur, kül oluruz yana yana

Kördüğüm, ömür törpüsü bu oyunlar
Eğrisi doğrusu var sanan
Bal gibi de yanılıyor inan
Yol yakınken gel dönelim yar
Dipsiz kuyudur aman
Düşersek hapı yutarız inan

Sanma ki sonunda zafer var
Sanma ki yanına kalır kar
Haklısı, haksızı yok ki bunun
Ateş düştüğü yeri yakar

Nursalkımın..