30 Mart 2015 Pazartesi

Eksik..



Şimdi biraz güneş lazım bize..
Bir orman kıyısı, biraz dere şırıltısı..
Ve bir bardak çay..

// Şimdi bir de sen lazımsın bana..
// Biraz gözlerin, biraz ellerin..
// Ve bir yudum sevda...

Nursalkımın..

27 Mart 2015 Cuma

Masumiyet..



Yalnızlığın tezini hazırlıyor yüreğim!

Sanki derin kederler ve acılar bu akşam ödevim...

Tebessümünü yıkadığım hüzne adanmış bir kaç şeyin...

Ne adı var ne de tadı...


Boğazıma düğümlediğin bir kaç ses,

Buluşuyor şimdi yorgun bir hecede…

Dilimin ucunda, batıklardan bir name...


Tut hadi, ellerimi tut ki;

Yıkılıyor sokaklarım, tükeniyor özüme “Mahkumiyetim”..!


Gel hadi, gel de gör ki;

Gözlerimden bir bir damlıyor bütün "Masumiyetim"..!



s.g.a.b....g.l...s..





"Ben mi?

Ben sadece seni çok sevdim..

Ve sen anlamadın!!!"

Nursalkımın..

18 Mart 2015 Çarşamba

Acımsı...



Senden sonra alfabenin 28 harfi kaldı elimde,
Şimdi acımı istediğim gibi  yazıyorum..
Hangi kelime yazarsa yazsın yürek penceremde,
Ben "Mutluluk" ta bile ACINDAN ağlıyorum..

.....................

Hangi kelama bürünürse dil sükut hükmünde..
Ben yalnızlığından kor oldum yanıyorum..
Harap olmuş virane bir şehir suretim şimdi..
Kırık camlardan bile kadersizliğime yansıyorum..

.....................

s.ç.s.s.a.b.b.s.b.s.s....


Nursalkımın..

6 Mart 2015 Cuma

Cesaretin Var mı?


Yalnızlığına mahkumluğum müebbet..
Söylesene ben rüyalarımı senden nasıl geri alabilirim..
Söylesene böylesine yokken bende,
Nasıl bu kadar varsın hayallerimde, düşlerimde, düşüncelerimde..?
Bilseydin bana ne kadar ait olduğunu sever miydin beni?
Bilseydin her çıkmaz sokağın bir tek sana vardığını..
Bilseydin her kayan yıldızda tükenmek bilmeyen bir umutla seni andığımı...
Bilseydin ellerimi, yüreğimi açtığımda semaya duaların her defasında sana adandığını..
Bilseydin yokluğunda nasıl acılarla nasıl çaresiz kaldığımı..

sever miydin beni?

Kanadı kırık bir serçe misali ümitsiz çırpınışlarımda her an biraz daha yiterken ben..
Ebem kuşağının yedi rengi yıkık çehremde birer birer solarken,

sevseydin...

Nevbaharların  rengarenk kırk tonu açardı gülüşlerimde..
Sevseydin, tarumar edilmiş her bir sevdanın kavuşmasını yaşardım yüreğinde..
Sığınıp gecelerine gündüzlere varırdım teninde..
Gönüllü hapsolurdum tane tane içine çektiğin her nefesinde..

Şimdi gururumu yerle yeksan edip kısacık ömrü olan bir kelebek misali avuçlarına konsam,
Şimdi ardımda bırakıp tüm hasretleri, savrula savrula kollarına koşsam..
Şimdi tüm yalnızlıklarımı sıyırıp nevrimden dipsiz kuyulara atsam...
Ben sadece gözlerinin koyu karasında kaybolsam..

Şimdi çıksam sana gelsem...
Yüreğine, evine, tenine alır mıydın beni?
Yusufçukları salıp bağrıma, kırık kalbimi sever miydin?

Şimdi seni çok seviyorum desem, söylesene hiç düşünmeden bende der miydin???

s.ç.ç.y.ö.y....


Nursalkımın..