12 Ağustos 2013 Pazartesi

Siyah Kuğu Tarafından Mimlendim :)

Uzun zamandır çok fazla paylaşımda bulunamayınca ne yazsam diye düşünürken dört ayak üzerine düştüm sanırım :) Sevgili SİYAH KUĞU beni değişik bir mimle mimlemiş. Pek ala da etmiş :) Son zamanların meşhur deyişi : Ala yavrum ala :)

Elimden geldiğince sorulan sorulara cevap vermeye çalışacağım :)



Başlıyorum ..

BEN KİMİM?

Ben kimim? Bunu bana sorarsanız verecek ne cevap bulabilirim bilmiyorum...
Kısacası 26 yaşında, inişli çıkışlı yollarda yürüyen, hüzünlenmeyi seven, sevmese de kaderinde genelde yaşayan, yazıya, romana, şiire, hayali kimliklere bürünmeye düşkün bir garip kişiliğim...


BLOĞUMUN ADI NERDEN GELİYOR?


Bloğumun adı bir zamanlar çok değer verdiğim bir insanın bana seslenişinden geliyor..
O zamanlar bu isimle açılmış bir blog olduğum ve beni bu isimle tanıyan insanlar için de değiştirmeden öyle devam ettim..
Dile kolay 2006 dan bu yana 8 yıl oldu, hep nursalkımıydım..

BLOG AÇMAYA NASIL KARAR VERDİN?

Hatırlamıyorum ama internet aleminde formlarda sıkça paylaştığım şiirlerimin çalınmasından bunalıp hepsini bir yerde toplamak adına sanırım başladım bu işe..

KİŞİLİĞİM

Zor soru.. Aceleci bir kişiliğe sahibim, beklemekten nefret ederim.. Bazen zor, bazen kolay bir insanım.. Soğuk göründüğüm söylenir ama arkadaşlarım için canımı verecek bir yapıya sahibim.. Hep veren tarafımdır, kimseyle küs kalamam.. Neyim varsa hepsi dilimdedir, içten pazarlık yapmak zor hatta imkansızdır benim için.. Karşımdaki insana tanımadan etmeden koşulsuz güvenirim, bu yüzdendir çok kazık yemişimdir..

Sevdim mi bağlanırım, bağlandım mı biterim.. Kaybettim mi ölürüm..

Öyle böyle, deli bir şeyim işte..

HOŞLANDIKLARIM

Soruyu okuyunca aklıma ilk "Ebru Yapmak" geldi.. Suya resim yapmayı, bir damla boyayı şekilden şekile sokmayı severim..
Şiir yazmayı-okumayı, dizi-film izlemeyi, doğayı, doğa adına olan her türlü etkinliği severim..
Zaman zaman kimseden habersiz, alıp başımı gitmeyi severim..
Hikaye-roman okuyup, dizi film izleyip hayallerimde baş rolde kendimi koymayı severim..

Ama en önemlisi hayal etmeyi severim...

HOŞLANMADIKLARIM

Klişedir ama yalandan nefret ederim..
Menfaatçi insanlardan, elinde ki mevkiyi kişiliği için kullananlardan, haksızlıktan ve cehaletten nefret ederim..
Bilmediği bir konu hakkında gerekli gereksiz yorum yapan insanlardan özellikle kaçınırım, konuşmam..
vs. vs. diye devam eder bu liste uzatmayalım en iyisi :)

EN COK SEVDİĞİM MAKYAJ MALZEMEM

Kullanmıyorum ki...
Makyaj malzemesine girmez belki ama kokusuz el kreminden vazgeçemem..


ÇANTAMDA OLMAZSA OLMAZIM

Yukarıda ki ile aynı cevabı vereceğim.
El kremim olmazsa hiç bir yere gidemem..
Zira ellerimi yıkadıktan sonra krem sürmezsem hiç bir şeye dokunamam...

EN SON OKUDUĞUN KİTAP

Upss.. Burada susma hakkımı kullanıyorum :)
Neden demeyin, öyle işte :)

KİMLERİ MİMLİYORUM.

Her zaman ki gibi bu mimi okuyup üstüne alınan ve altına yorum yazan herkesi mimliyorum :)

Nursalkımın..

5 Ağustos 2013 Pazartesi

Depresif İsyanLar..!



Saçmalamak istiyor hüzünlerim !
Tüm şehirleri yakıp yıkmak, sonra da katili olmaktır niyetim!
Bir karanlık çöktü içime, perdelerim sıkı sıkıya kapanmış sanki...
Ölümü hayal ediyorum derince ve gülümsüyorum imkansızlıklara..
Kara gece çökerken lime lime tenime, parıldayan bir yıldız dokunuyor sürekli sinirime..
Kızıyorum kendime!
Kaçıyorum gözlerimde ki ıslak şeyden.
Ama kaçamıyorum içimi delip geçen hüzünlerden!
Bahaneleri topladım koydum bir çuvala, fırlattım gitti!
Fotoğrafları da yırtıp attım!
Artık ağırlıklarımı taşımak istemiyorum, alın şu yükü omzumdan.
Rahat bırakın isyanlarımı, avuntularınıza ihtiyacı yok acılarımın.
Nasıl olsa hafifletmeyecek hiç bir nasihat kederimi!
Lütfen artık kendinizden örnekler vermeyi bırakın!
Ben nasıl olsa kabullendim üzerime düşeni!

Kandırmayın kendinizi böyle, hangi kavuşmalar efsane olmuş söylesenize..
Ardında hep iz bırakan kavuşulmayan hazin hikayeler değil midir ki?
Ferhat delirmemiş mi dağları oyarken, Mecnun ölmemiş mi Leyla aşkıyla kıvrım kıvrım yanarken?
Söylesenize Aslı öldüğünde kavuşmuş muydu Kerem'iyle?
Buluşabilmiş mi elleri elleriyle...?
Peki ya kavuştum sananlar önce öldürmediler mi tüm bakir yeminleri?
Tüketmediler mi sevgilerini?
Kirletmediler mi bencillikle birbirlerini?
Kanatmadılar mı kabuk bağlayan yaraları?

Bırakın da solsun gülüm, intikam alsın geceler benden.
Evcilik oynamak istiyorum mutluluklara dair acı sonla biten!
Neden öldürmüyor hiç bir hançer ruhumu!
Kesmeyen bıçaklarım var biraz bilemek gereken!
Paylaşılmıyor hiç bir acı, azalmıyor da anlattıkça...
Ve yalan! inanmayın sakın, geçmiyor hiç bir şey zamanla...

Bu gün derin kederler demliyorum vefasızlıkların yanında  akşamın beşine..
Rol model alıyorum tüm ölüleri kendime!
Ve sözlüğümden çıkarıyorum artık gülümseyen bütün sözcükleri....
Kalbimin orta yerinde bir yere bir çivi çaktım, astım yasaktır girmek yazısını.
Tıklatmayın!
Ebediyete kapattım artık ruhumun kapısını!

Koleksiyonlarım da var benim biliyor musunuz?
Kimi zaman hüznü biriktirdim katre kare, kimi zaman hazanı!
Kimi zaman imkansız hayaller yapıştırdım defterime, kimi zaman soğuk bir isyanı...
Karalayın tüm günlüklerimi, söndürün beni yakan ışıklarımı...
Soldurun geçmişimin tüm aşklarını..
Mükemmel olmak istemiyorum ben, belki içi boş bir sakız kutusu...
Çiğnenmişliklerim olsun başkalarının ağızlarında benim de...
Bulaşsın acım ilmek ilmek tüm evrene!
Balığı olmayan bir akvaryum da olabilirim gelecekte...
Böylece hiç kimse zevk almaz beni izleyince!

Mucizelere inanmıyorum artık, sokmayın yalan efsaneleri gözüme gözüme...
Benim karşıma çıkmıyor birden külkedisinin perisi ya da sormuyor dileğin nedir diye Alaaddinin cini..
Dokunmayın benim gamlarıma, yaslarıma ve en çok da isyanlarıma..
Ne olur rahat bırakın hüzünlerimi, solmuş çiçeklerimi, söylenememiş kelimelerimi...

Sadece bir şey istiyorum sizden, yırtın atın olmaz mı kaderdimi...!

Bırakın erisin gönlüm, bırakın tükensin tüm çarelerim..
Bırakın silineyim hayattan, bırakın bitsin burada benim hikayem...
Umurumda değil ne yaşamak ne ölmek bundan sonra!
Hayatıma dair, bedeli ağır hiç bir fermanı imzalatmayacağım!!!!!

Yemin ediyorum, söz verdim kardeşime, ölsem de kederimden bir daha yaşanmışlıklarımı gözümden damlatmayacağım!!!


Çatlasam da acımdan artık bir daha gözlerimi kanatmayacağım!!!!



(Eskilerden)

Nursalkımın..