24 Ocak 2014 Cuma
BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM..! // Kutlayın plss..! :)
Büyüdüm, kocaman bir çocuk oldum artık..
Bahsettiğim "çocuk" kısmım aklım, yanlış anlaşılma olmasın :)
Yoksa zaman takviminde yaş kemale merdiven dayadı ..
Bu gün benim doğum günüm, şimdiden gelip beni tebrik edecek arkadaşlara sevgiler efendim :)
Hediye olarak bol tebrik ve bol dua bekliyorum bu gün sizlerden :)
Yüzsüz müyüm biraz neyim :)
Olsun, olsun..
Ama bu gün neşeliyim :)
23 Ocak 2014 Perşembe
Uzun Bir Aradan Sonra..
Uzun bir aradan sonra merhaba..
Bu süreçte neredeydim de böyle sessizdim bilmiyorum..
Yazmak her zaman iki satır arası kocaman bir özgürlük gibiydi benim için..
Her şeyden kaçsam da, bir gün yazmaktan kaçabilecek olduğum aklıma gelmezdi ama yaptım sanırım..
Bir müddet yazmaktan da kaçtım..
Aklıma yazdığım satırlarım oldu çoğu zaman, satırlara aktarmak için söz yaşlarım da..
Ama ..
Bir sükut içimi sararken sinsice, ben gömülü kalmayı yeğledim sessiz harflere..
Daha yazsam, toparlasam, toplasam alfabemin tükenmişliklerini..
Döksem içimin derinlerini..
Çok satır tüketirim belli ki..
O yüzden susmak ve uzun bir aradan sonra "Merhaba" demek en güzeli..
"Merhaba.."
26 Aralık 2013 Perşembe
Ayaz'da mı Kaldın AYAZ Bebeğim...
Ayazda mı kaldın AYAZ bebeğim,
Bilseydim, canımın son damlasıyla ısıtırdım ellerini..
Bilseydim, yüreğime basardım üşüyen minicik bedenini..
Bilseydim, ipeklere sarıp sarmalardım yüreğini..
Bilseydim, azrailden bile saklardım seni..
Özür dilerim, bilemedim..
Özür dilerim bebeğim..
Özür dilerim..
Bildiğim tek şey var;
Demek ki çok güzelmişsin ki mevlam seni dünya da o soğukta bırakmaya kıyamamış..
"HABER İÇİN TIKLAYINIZ"
"EY ÖKSÜZÜN, YETİMİN, FAKİRİN HAKKINI GÖZ KIRPMADAN YİYENLER, MAHŞERDE YAKANIZDAN ASILACAK BİR ELDE BENİM!"
---------------------------------------------------------
Son günlerde yoğunluğum sebebiyle bloguma giremiyorum, beni merak edip güzel dualarını esirgemeyen arkadaşlarım hepinize çok teşekkür ederim, beni düşünmeniz, nasıl olduğumu sormanız, merak etmeniz şu an da donmakta olan yüreğimi ısıttı..
Hepinizden ALLAH razı olsun..
Bu gün şartlarımı zorlayarak yazma fırsatı buldum dahası neredeyse bir aydır ilk defa Türkiye'nin gündemini ve haberleri okuma/izleme imkanı buldum..
Son günlerin haberleri sanırım internet erişimi olan ve benim blogumu okuyabilme fırsatı olan herkesçe malumdur..
O haberlere değinmek, birilerinin show kanallarına çıkıp timsah gözyaşlarından tiksindiğimi anlatmak için uzun uzun yazmayacağım..
Zaten daha sonrası için yazmak istediğim uzun bir sitem postu var hayalimde, yukarıda ki olaylarda payı bulunan şahıslar için o sitem postum da gerekli "HAKARETLER" mevcut olacaktır..
Bu gün içimi donduran, yüreğimi katmerleyen, bahsine değinmek istediğim, ama parmaklarımın yazmaya dahi varmadığı, bu gün lüks içinde yaşayıp bir de haberlere konu olanların, orada burada sahte gözyaşı dökenlerin doğrudan hakkını yediği mağdurlar..
O haberlere konu olan trilyonların, asıl sahibi olan 'MAZLUMLAR'..
Hele de onlardan bir tanesi;
Camı kırık, metruk yuvasında(!), Konya gibi 'Müslümanlığı' ile övülen ve dahası soğuğu ile bilinen bir memlekette;
Ayazda bırakılan, minicik AYAZ bebek..
Çok sevgili devletimiz, kutu paraların ortaya dökülmesine, görünen köylerin kılavuz istememesine rağmen masum(!) bakanlarına ve haklarına sahip çıkarken, devletin ve o masum(!) bakanların yönetimine sahip olduğu bir ülkede vatandaşının her ihtiyacını gördükleri iddia edilirken, sanırım henüz kırk günlük olan 'Ayaz bebek' in elleri, ağzı, burnu çok küçük olduğu için çaresizliğini göremediniz değil mi?
Zira o sabi, bu yüzden soğuktan donarak öldü..?
Ama ben eminim ki, O'nun yüreği büyüktü...
Eminim, Ayaz bebek soğuktan üşüyüp, minicik ciğerleri dolarken, Konya'da yatıyor olmaktan içi acımış olan Mevlana gibi bir gönül dostunun kabrinin bulunduğu, alçak gönüllülüğü ile tav olması gereken bir şehirde..
Konya..
Şimdi sorarım ben, evet şimdi sorgularım "Ey komşusu aç yatarken, kendi evlerinde tok yatan Müslümanlar; sizin efendimizin hadisinden haberiniz yok mu?" diye..
Şimdi sorgularım, Ey BAŞBAKAN madem sizin bakanlarınız masum ve hakikatliydi; sizin yönetiminizde olan bir ülkede AYAZ BEBEK neden ve nasıl soğuktan öldü?
Bakanlarınıza böyle sahip çıkarken, ultra lüks 'GÖZYAŞLARI' ekranlarda halkın duygularına peşkeş çekilirken, eşi bu ülke için vatani görev yapan o anne'ye NEDEN sahip çıkmadınız????
Daha neler sorarım da yazmakla bitmez;
Ama sayın BAŞBAKAN son bir sorum var;
AYAZ bebeğin SOĞUKTAN ve BAKIMSIZLIKTAN olan ölümünün; tam da yolsuzlukların huzurunuza çomak sokup, canınızı sıktığı bir anda, tam da çalıp çırpanların belki de gerçekten yakalandığı ve hesap sorulmaya çalışıldığı bir günde, tam da sizin o insanların "PİSLİKLERİNİ" bildiğiniz halde üstünü örtmeye çalıştığınız bir ortamda vuku bulması, ortaya çıkması sizce sadece tesadüf mü?
Peki başbakanı olduğunuz bu ülkede ölen AYAZ bebeğin, minicik yüreğinin çektiği acılardan, minicik gözlerinin ölüme kapandığı o evden mahşer gününde ilk hesaba çekilecek olanlardan biri olduğunuzun farkında mısınız?
İnşaALLAH, inşaALLAH bu küçük ölüm gönülleriniz de nefis sorgulamasına ve ALLAH korkusuna sebep olur da en azından şu saatten sonra devletin her kademesinde bulunan o açgözlüler artık hak yemeyi bırakır ve düzgün bir yönetime adım atarsınız..
İnşaALLAH, inşaALLAH şu saatten sonra devlette ki hırsızlar sebebiyle ben gibi başı kapalıların yancı yaftası yemesinin önüne geçersiniz..
İnşaALLAH, inşaALLAH safi niyetle, sırf bu ülkenin SOL ZALİMİN'in gazabından kurtulabilme, ülkesinde insanca yaşayabilme umudu ile oy verenlerin, en azından sizin adaletsizliklerinizi anlatmaya çalıştığımda zamanında yaşadıkları acıyı yeniden yaşama korkusundan, şimdi her türlü haksızlığınızı yutmaya çalışıp sizi savunan benim tanıdığım o iyi insanlar için, umarım artık sizin de zulmünüz son bulur..
Özür dilerim, Maviş anne...
Bilseydim, canımın son damlasıyla ısıtırdım ellerini..
Bilseydim, yüreğime basardım üşüyen minicik bedenini..
Bilseydim, ipeklere sarıp sarmalardım yüreğini..
Bilseydim, azrailden bile saklardım seni..
Özür dilerim, bilemedim..
Özür dilerim bebeğim..
Özür dilerim..
Bildiğim tek şey var;
Demek ki çok güzelmişsin ki mevlam seni dünya da o soğukta bırakmaya kıyamamış..
"HABER İÇİN TIKLAYINIZ"
"EY ÖKSÜZÜN, YETİMİN, FAKİRİN HAKKINI GÖZ KIRPMADAN YİYENLER, MAHŞERDE YAKANIZDAN ASILACAK BİR ELDE BENİM!"
---------------------------------------------------------
Son günlerde yoğunluğum sebebiyle bloguma giremiyorum, beni merak edip güzel dualarını esirgemeyen arkadaşlarım hepinize çok teşekkür ederim, beni düşünmeniz, nasıl olduğumu sormanız, merak etmeniz şu an da donmakta olan yüreğimi ısıttı..
Hepinizden ALLAH razı olsun..
Bu gün şartlarımı zorlayarak yazma fırsatı buldum dahası neredeyse bir aydır ilk defa Türkiye'nin gündemini ve haberleri okuma/izleme imkanı buldum..
Son günlerin haberleri sanırım internet erişimi olan ve benim blogumu okuyabilme fırsatı olan herkesçe malumdur..
O haberlere değinmek, birilerinin show kanallarına çıkıp timsah gözyaşlarından tiksindiğimi anlatmak için uzun uzun yazmayacağım..
Zaten daha sonrası için yazmak istediğim uzun bir sitem postu var hayalimde, yukarıda ki olaylarda payı bulunan şahıslar için o sitem postum da gerekli "HAKARETLER" mevcut olacaktır..
Bu gün içimi donduran, yüreğimi katmerleyen, bahsine değinmek istediğim, ama parmaklarımın yazmaya dahi varmadığı, bu gün lüks içinde yaşayıp bir de haberlere konu olanların, orada burada sahte gözyaşı dökenlerin doğrudan hakkını yediği mağdurlar..
O haberlere konu olan trilyonların, asıl sahibi olan 'MAZLUMLAR'..
Hele de onlardan bir tanesi;
Camı kırık, metruk yuvasında(!), Konya gibi 'Müslümanlığı' ile övülen ve dahası soğuğu ile bilinen bir memlekette;
Ayazda bırakılan, minicik AYAZ bebek..
Çok sevgili devletimiz, kutu paraların ortaya dökülmesine, görünen köylerin kılavuz istememesine rağmen masum(!) bakanlarına ve haklarına sahip çıkarken, devletin ve o masum(!) bakanların yönetimine sahip olduğu bir ülkede vatandaşının her ihtiyacını gördükleri iddia edilirken, sanırım henüz kırk günlük olan 'Ayaz bebek' in elleri, ağzı, burnu çok küçük olduğu için çaresizliğini göremediniz değil mi?
Zira o sabi, bu yüzden soğuktan donarak öldü..?
Ama ben eminim ki, O'nun yüreği büyüktü...
Eminim, Ayaz bebek soğuktan üşüyüp, minicik ciğerleri dolarken, Konya'da yatıyor olmaktan içi acımış olan Mevlana gibi bir gönül dostunun kabrinin bulunduğu, alçak gönüllülüğü ile tav olması gereken bir şehirde..
Konya..
Şimdi sorarım ben, evet şimdi sorgularım "Ey komşusu aç yatarken, kendi evlerinde tok yatan Müslümanlar; sizin efendimizin hadisinden haberiniz yok mu?" diye..
Şimdi sorgularım, Ey BAŞBAKAN madem sizin bakanlarınız masum ve hakikatliydi; sizin yönetiminizde olan bir ülkede AYAZ BEBEK neden ve nasıl soğuktan öldü?
Bakanlarınıza böyle sahip çıkarken, ultra lüks 'GÖZYAŞLARI' ekranlarda halkın duygularına peşkeş çekilirken, eşi bu ülke için vatani görev yapan o anne'ye NEDEN sahip çıkmadınız????
Daha neler sorarım da yazmakla bitmez;
Ama sayın BAŞBAKAN son bir sorum var;
AYAZ bebeğin SOĞUKTAN ve BAKIMSIZLIKTAN olan ölümünün; tam da yolsuzlukların huzurunuza çomak sokup, canınızı sıktığı bir anda, tam da çalıp çırpanların belki de gerçekten yakalandığı ve hesap sorulmaya çalışıldığı bir günde, tam da sizin o insanların "PİSLİKLERİNİ" bildiğiniz halde üstünü örtmeye çalıştığınız bir ortamda vuku bulması, ortaya çıkması sizce sadece tesadüf mü?
Peki başbakanı olduğunuz bu ülkede ölen AYAZ bebeğin, minicik yüreğinin çektiği acılardan, minicik gözlerinin ölüme kapandığı o evden mahşer gününde ilk hesaba çekilecek olanlardan biri olduğunuzun farkında mısınız?
İnşaALLAH, inşaALLAH bu küçük ölüm gönülleriniz de nefis sorgulamasına ve ALLAH korkusuna sebep olur da en azından şu saatten sonra devletin her kademesinde bulunan o açgözlüler artık hak yemeyi bırakır ve düzgün bir yönetime adım atarsınız..
İnşaALLAH, inşaALLAH şu saatten sonra devlette ki hırsızlar sebebiyle ben gibi başı kapalıların yancı yaftası yemesinin önüne geçersiniz..
İnşaALLAH, inşaALLAH safi niyetle, sırf bu ülkenin SOL ZALİMİN'in gazabından kurtulabilme, ülkesinde insanca yaşayabilme umudu ile oy verenlerin, en azından sizin adaletsizliklerinizi anlatmaya çalıştığımda zamanında yaşadıkları acıyı yeniden yaşama korkusundan, şimdi her türlü haksızlığınızı yutmaya çalışıp sizi savunan benim tanıdığım o iyi insanlar için, umarım artık sizin de zulmünüz son bulur..
Özür dilerim, Maviş anne...



