14 Ekim 2014 Salı
....
O kadar zor ki seninle sensizlik..
Bir çocuk gibi sığınmaya çalışıyorum sana..
Anlasana..
Çok çaresiz hissediyorum ve nefessiz..
13 Ekim 2014 Pazartesi
Ah Be Mevlana'm..!
Ah be Mevlana'm..
Söylesene derin kederinin sebebine tarif nedir?
Söylesene, lal eden yalnızlığının dili var mıdır?
Bir avuç kıskançlığa kurban edilen güneşin, çalınınca Şems'in,
Söylesene semada parlayan bir avuç yıldız şimdi neye çaredir?
Söylesene bahtsız gül, dost gidince canın ehemmiyeti var mıdır tende?
Söylesene, onsuzluğun sızısı avutulabilir mi hiç, başka bir yarende?
Söylesene şimdi mutluluğa dair izler kaldı mı güneşsiz gecende?
Söylesene Mevlana'm seninde mi kırıldı kolun kanadın şu karanlık alemde?
Söylesene Mevlana'm, şimdi hangi bahar avutsun senin gam tutan yüreğini?
Hiç acımadan almadılar mı ellerinden kanata kanata kimsesizliğine ışıyan Şemsi'ni?
Ah be yaprakları pür-efkar salınan gül, şimdi sözlerin böylesine kanatıyorken beni....
Gelsem..
Sürsem ateşine ellerimi, yangınını çekip alamaz mıyım?
Söndüremez miyim kimsesizliğini?
Geçmez mi acıların, çiçek açmaz mı dökülen yaprakların?
Öpsem leb-i derya kıyılarından yüreğini?
Çeksem, içime çeksem..
Tüketemez miyim sonsuz kederini?
Ah be yalnızlığın yalın hali,
Ah be kimsesizliğin timsali...
Sızından ağlayan kamışlar misali...
Süzsem ruhundan kederini, elemini....
Dinmez mi bağrıma akan gözyaşların?
Değmez mi efkarına tebessümün sağ eli?
Ah be Mevlana'm... Ah be açamayan tomurcuğum...
Ah be Mevlana'm, takati solan mutluluğum...
Ah be Mevlana'm, maveraya kanan yolculuğum,
Gelsem pervane olsam kimsesizliğine,
Ateşe dönen garip kelebekler misali..
...................
Ah be yalnızlığımın suya yansıyan hayali..
Gelsen... Gelsen de tutsan üşüyen ellerimi..
Gelsen... Öpsen de avutsan yaralı yüreğimi..
Gelsen... Şimdi Şems'izliğin çok acıtıyorken beni..
Gelsen, bir gülsen de sevsen sevilmeyenlerimi...
//TKR
10 Ekim 2014 Cuma
Bana Düşlerinden Verir misin ?
Satılık ya da kiralık..
Ne fark eder ki?
Suya düşen hayallerim yüzme bilmiyordu da..
Kaybettim, başım sağ olsun!
Şimdi, geçmişi gömüp mazi defterine,
Müzari de tutunacak bir avuç hayale ihtiyacım var!
İster çocuk olsun, ister yeşil ya da zeytin gibi gözleri!
İster kıvırcık olsun saçları, ister gri olsun gök yüzü..
İster düz olsun bakışları,
ister yağmurdan önce çıksın yedi dalda ebem kuşağı!
Ne fark eder ki?
Avunacak hayallere ihtiyacım var!
Umut etmeye..
Yaralı kalbimi, sıcak bir bakışla pansuman ettirmeye!
Çok kırığı var yürek localarımın!
Batıklarımı çıkaracak şefkatli bir ele...
Ne fark eder ki?
Kontes değil küçük bir köylü kızı olurum sorun değil,
Yeter ki gözlerimin içi gülsün!
Yeter ki bir el ellerimi tutsun,
Tek başıma yenemem karanlıkları!
Bilmezsin sen, çok korkarım ben!
O yüzden kendi küçük olsa da yüreği kocaman olsun!
Para pul da istemem, yeter ki avunacak hayallerim olsun!
Şey... Ben..
Onları kaybettim de, başım sağ olsun..
Ne fark eder ki kimin hayali olduğu?
Yeter ki tutunacak bir dalım olsun...
// Bir hayal, tek küçük bir hayal verebilir misin bana?
//Mesela satır aralarında küçücük umutlar taşıyan?
//Belki de tek kıta bir şiir misal?
//Belki tek bir paragrafa sığdırılmış koca bir hikaye?
Ne fark eder ki?
Ben..
Ben, sadece çok yoruldum!
Artık nefes almaya bile mecalim yok...
Ben!
Ben dedim ya çok durgunum,
Rengi fark etmez, olsun, sorun değil,
Renksiz de olsun,
Ama yeter ki;
Boyayacak tek bir hayalim olsun!
//Beni düşlerine misafir alır mısın ?




