30 Mayıs 2012 Çarşamba

Kalp C/Koştu..



Koştu, yetişemeyeceğini bile bile koştu..
Gidişini göre göre koştu..
Zamanı bile gerisinde bırakacak kadar hızlı, ama iskeleden ağır ağır ilerleyen vapura yetişemeyecek kadar yavaş, koştu..
Nasılda içine oturmuştu ayrılık oysa daha biraz önce "Banane ya.. Nereye gidersen git!" diye saçma sapan sözler sarf eden kendisi değil miydi?
Bir çırpıda, sevgilinin gözlerinden akan yaşlara aldırmadan dönüp arkasını aşklarından adım adım uzaklaşan da O'ydu.
Peki şimdi ne olmuştu da yüreğinde bir yangın alevlenivermişti, içinde tahammül edemeyeceği derecede sancıyan bu şey de neydi?
Bu güne kadar hep gel geç aşklar yaşamamış mıydı?
Sevgililerinin üç günlük hesaplarını tutup dördüncü gün kalpleri kıra kıra elveda dememiş miydi?
Hayata bir oyun penceresinden bakıp insanları oyuncak figürler yerine koymamış mıydı?
Bu güne kadar kaybedecek hiç bir şeyi olmayan laylaylom gönlü şimdi neden böylesine sızlıyordu.

Koştu, adımları birbirine karışırken yere düşüp bir yerini acıtması umurunda bile olmadan koştu..
Yetişemeyeceğini bile bile, ellerinden zalimce kaçıp gitmesine izin verdiği aşkına döndüremeyeceğini bile bile koştu..
Koca vapurun uçuşan martılar arasından duyulan düdüğünün acı sesi içini burka burka koştu..

Arkasından koştuğu şey ya da kişi sevdiği Dilek miydi? Yoksa kendi kör günahları mıydı bilemedi..
Ta ki iskelenin ucuna gelene, denize düşmesine ramak kalana kadar gözlerini yumdu ve koştu..
Yetişemeyeceğini, sonsuza dek kaybettiğini bile bile durmadı, koştu..

Hayret! Akrep bakışlarını ilk defa istila etmişti hüzün, cayır cayır buğulanan gözleri ilk defa yaşarıyordu,
Belkide kurumuş gönül topraklarında, küçük bir çiçek ilk defa filizleniyordu..
Kalbin kırılması, kalbin delice çarpması nasılmış ilk defa öğreniyordu..

Koştu yetişemeyeceğini bilerek, kendi aşkını kendi eliyle imkansızlara kurban edecek kadar cüretkar oluşuna söverek, ayağının altında ki toprak tuz buz olana kadar koştu...

İlk defa terk edilmişti ve ilk defa terk edilmek denen olay canını yakmış, ilk defa aşksızlık düşüncesi böylesine ürkütmüş, ilk defa kaybedilen sevgilinin yokluğu böylesine soğutmuştu tenini.

Sonunda durdu, sevgilisinin ağladığını hala görebileceği mesafedeydi vapur..
Ama uzatıp ellerini, yanaklarından yaşları silemeyeceği kadarda uzak..
Onları ayıran vapur yavaş ve vakur bir hareketle nazlı gelinler misali süzülürken denizin üstünde, sevdiğinin kıymetli damlaları batan güneşin yansımasıyla çarpışıp karışırken sulara..
Durdu, hayatında ilk defa yolun sonuna geldiğini, bundan sonrasının yaşanmaz olduğunu düşündü..
Durdu ve sol yanına dokundu..
İlk defa eline batan kırıkları hissetti, tuz buz olmanın sancısını duydu..
Ve sonunda kendinin de bir kalbi olduğunu fark etti..

Nursalkımın..

14 yorum:

  1. süper.SÜPER.ÇOK GÜZEL ÇOK DUYGULUYDU. KOŞTUM GELDİM OKUDUM..yÜREĞİNE SAĞLIK CANIM BENİM.

    YanıtlaSil
  2. Kırık Kalpler İskelesi olsun durduğu yerin adı da...

    Bir de dün ve bugün yazdıklarınızı okumakta zorlanıyorum ben. Gönlüm zorla kendini oku diyor, gözlerim bunu bize yapamazsın. Aklım karışık :)

    Özetle arka plandan mı bilmem, zor olanı sevse de insan çok defa, Üstad Cemil Meriç'e en çok yaklaştığım anlar bu yazıları okurken oluyor desem yeri...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazı karakterini değiştirdim ve biraz daha büyüttüm umarım daha okunaklı olmuştur.
      Değerlendirme için teşekkürler. Yine okunaklı değilse söyleyin bir kaç punto daha büyüteyim.

      Sil
    2. Blogunuzun tasarımı benimkinden kat kat iyi lütfen yanlış anlamayın söylediklerimi... Eskiye nazaran daha iyi olsa da okurken aşağıya indikçe beyaz beyaz üzerine geliyor! Sanırım benim sorunum da burada başlıyor. Arkaplandaki taşlar ile yazının rengi aynı olunca yazının güzelliği ile kamaşacak gözlerim bu şekilde kamaşıyor :)

      Sil
    3. Yok ben anladım sizi..
      Arka planı değiştirdim, umarım daha okunaklı olmuştur.

      Sil
  3. gerçekten çok güzel olmuş....
    ama hep sevdalar yarım kalıyor, hep birileri birilerini terkediyor...
    hep mutsuz son oluyor...
    üzülüyorum :((
    yok mu bunun devamı...
    yüreğine sağlık canım...
    kocaman sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorma canım yaa hep hüzünlü bırakıyorum nedense.. aslında yazdığım hikayelerin devamı beynimde yazılı ama üşengeçlik işte.
      Belki devam ederim bu hikayeye.
      Öptüm kocaman.

      Sil
    2. devam etmeliisin bencede :))
      sabırsıklıkla bekliyor olacağım...
      neyi mi yüreğinden dökülen o güzel hikayelerini :))
      kocaman sevgiler canım benim...

      Sil
  4. Bazen hani bir şey okursunuzda sonuna geldiğinizde şaşırır kalırsınız öyle. Bu mutlaka devam etmeli, böyle bitemez dersiniz. Bu okuduğum yazınız aynen bunları hissettirdi bana, lütfen devamı gelsin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslı canım teşekkür ederim, devamı konusunda kararsızım belki bir iki bölüm yazar hikayeyi toplarım ama Son sigara diye bir hikayem var ona odaklanmam lazım ama uyuşukluk mu desem, ilham meselesi mi desem.
      Ama sen istediysen devamını yani okuyacak birisi varsa mutlaka yazacağım ve sana bildireceğim canım.

      Sil
  5. günaydın canım.Süper,süper yüreğine sağlık.Kocaman sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tılsım canım teşekkür ederim.
      Günaydın bu arada :)

      Sil
  6. işteeee bir hüzün klasiği.
    :)

    YanıtlaSil