2 Kasım 2012 Cuma

SON SİGARA..! (3.Bölüm)





Bora gördüğü manzara karşısında neye uğradığını şaşırmıştı.. Bu küçücük kızın bedeninde olan yara ve bereler Bora'nın da yüreğini sızlattı. Ama kim, hangi cani yapabilmişti böyle bir şeyi...
Ne diyeceğini bilmiyordu, aralarında geçen kısa bir sessizlikten sonra eğildi ve Deniz'in  pijamasını nazikçe indirdikten sonra gözlerindeki yaşları sildi..

-"Lütfen ağlama, şimdi sadece dinlen ve biran önce iyileşmeyi düşün..!" dedi samimi bir ses tonuyla.

Daha sonra oturduğu yerden yavaşça ayağa kalkarak;

-"Şimdi sadece uyu, yarın her şeyi konuşuruz, kendini daha iyi hissetmen için sana bir ağrı kesici getireceğim.." dedikten sonra aralık olan oda kapısından hızlıca mutfağa gitti.

Odaya geri döndüğünde Deniz'in yattığı yerden kalkmaya çalıştığını görünce bir an telaşlandı.

-"Dur ne yapıyorsun?" Diye sordu şaşkınlıkla..

-"Kalkmama yardım eder misin?" cılız ve halsiz bir sesle cevap verdi Deniz, hala kalkmak için çabalıyordu ama başaramıyordu. Kalan son gücüyle konuşmaya devam etti;

-"Lütfen, benim yüzümden rahatsız olma! Ben bir kanepede de uyuyabilirim, ama sen yatağında yatmalısın."  diye açıklamaya devam etti. Hala olanca gücüyle yattığı yerden kalkmaya çalışıyor ama bir türlü yorgun düşen vücuduna hükmedemiyordu.

Bir iki denemeden ve büyük bir çabalamadan sonra ayağa kalkamayacağını anlayan Deniz çaresiz ve bitkin bir halde yattığı yere düştü. Yüzü çektiği acıları yansıtırcasına buruşmuş ve alnında ter damlacıkları oluşmuştu. 

Bora şaşkın bir şekilde Deniz'i izlerken onun bedenine büyük gelen erkek pijamaları içinde inatçı, hırçın ve yaramaz bir çocuk gibi görünen hali bir an hoşuna gitti ve bu duruma içtenlikle gülümsedi..

-"Lütfen Deniz, rahat ol bu evde daha bir çok yatak var ve ben onlardan herhangi birinde yatabilirim. Sen şu ağrı kesiciyi al ve yarına iyileşmeye bak olur mu?" dedikten sonra elindeki ilacı ve su dolu bardağı Deniz'e doğru uzattı  yüzünde ki çocuk gülümsemesiyle..

Deniz Bora'nın yaptığı bu açıklamaya rağmen hala rahatlamamıştı. Kimseye özellikle de kendine bu kadar iyi davranan birine rahatsızlık vermek istemiyordu ama yattığı yerden de kendi çabalarıyla kalkamayacağını iyi anlamıştı. Bora'nın söylediklerini çaresiz kabul etti ve minnettar bir şekilde başını kaldırarak, Bora'nın yeşil ve ela karışımı gözlerine bakarken gözleri tekrar dolu dolu olmuştu. Kendine uzatılan ilacı ve suyu almak için ellerini uzatmaya çalıştı ama öylesine halsizdi ki kollarına bile hükmedemedi..

Deniz'in kollarını kaldırmaya gücü olmadığını anlayan Bora yatağın kenarına yavaşça oturup Deniz'i usulca kaldırarak önce ilacı verdi ve sonra su dolu bardağı tutup içmesini sağladıktan sonra onu tekrar yavaşça yatağa yatırdı..

Deniz'in ilacını ve suyunu içmesine yardım ettikten sonra Bora hiç konuşmadan ayağa kalktı ve tekrar mutfağa gitti. İçeriden gelen dolap kapatma ve su sesinden sonra odaya elinde bir sürahi ve bardakla döndü. Bunları Deniz'in baş ucundaki komodinin üstüne koyduktan sonra gece lambasını yaktı ve kapıya doğru ilerlerken henüz çıkmadan Deniz'e dönüp;

-"Şimdi uyu ve iyice dinlen, umarım sabaha daha iyi olursun." dedi.

Gözleri hala nemli olan Deniz, karşısında duran ve kendine bir sürü iyilik yapan bu adama minnettar bir şekilde bakarken  kısık bir sesle;

-"Teşekkür ederim." diyebildi.

Bora sadece gülümsedi ve -"İyi geceler." diyerek ışığı kapattı ve odanın kapısını yarı aralayarak oradan ayrıldı.
Deniz, Bora'nın ardından bir müddet öylece bakakaldı. Nihayet kendiyle baş başa kaldığında gözlerindeki yaşları o kadar bastırmıştı ki Bora'nın uzaklaştığını anlar anlamaz yine ağlayama başladı. Bora'yı düşündü önce, sonra bu güne kadar karşılaştığı diğer erkekleri..

Dünyada hala böyle insanların olduğuna inanamıyordu, gördüğü onca zulümden, uğradığı onca tacizden sonra bir erkek onu, yalnız oldukları bir evde soymuş giydirmiş ama vücudunda ilk bakışta görülecek kadar belirgin olan yaralarını görmemişti. Yani neredeyse ona  hiç bakmamıştı.. 

Nasıl olabilirdi böyle bir şey? Hala böyle dürüst ve ahlaklı insanlar yaşıyor olabilir miydi? Oysa Deniz bu güne kadar böyle iyi yürekli insanların hep masallarda ve romanlarda olduğunu düşünürdü. Ama vardı işte ve sonunda karşısına çıkıp Deniz'e bir sürü iyilik yapmıştı.

Deniz daha önce onun bu kadar iyi biri olabileceğini hiç düşünmemişti. Gözyaşları içinde sessiz sessiz ağlayama devam ederken Bora'yı ilk gördüğü günü anımsadı.. Bir ay kadar önce çalıştığı kafede ilk defa fark etmişti Bora'yı. Kalabalık bir arkadaş grubunun oturduğu bir masada gitar çalıyor ve insanın içine işleyen sesiyle şarkı söylüyordu. Gitarı eline alıp şarkı söylemeye başladığında tüm kafe susmuş ve onu dinlemeye başlamıştı. Her bitirdiği şarkının ardından kıyamet gibi alkış alıyordu. 

Deniz de ilk defa o gün fark etmişti onu. Bora şarkı söylerken öyle mutlu görünüyordu ki onu kıskanmış ve hayran kalmıştı. Ondan sonra iki günde bir geldiğini ve hep aynı masaya oturduğunu anlamıştı Deniz, sesine ve gözlerine hayran kaldığı bu yakışıklının. Bora'nın Yüzündeki saflık ve temizlik öylesine farklıydı ki kafeye her geldiğinde dakikalarca onu uzaktan izliyor ve her gün hayranlığı biraz daha artıyordu. Ama yüzü ne kadar masum ve yakışıklı olursa olsun onunda diğer erkekler gibi acımasız ve kötü olduğunu düşünüyordu.

-"Oysa ne kadar yanılmışım.." Kendi kendine mırıldandı Deniz ve tekrar Bora'yı gördüğü ilk günü düşünerek gözlerini yumdu...

...

Bora'nın aklı karma karışık olmuştu. Deniz'e hem hayran olmuş hem de üzülmüştü.. Vücudundaki yaralardan onunla karşılaşmadan önce çok acı çektiğini anlamıştı. 
Ama onun hikayesi neydi? 
Neden kimsesi yoktu? 
Ve bunca kötülüğü böylesine saf ve kırılgan bir kıza kim yapmıştı? 
Nasıl kıymışlardı?

 Aklında bir çok soru işaretiyle yan odadaki yatağa uzandı. Uykusu yoktu, varsa bile aklını meşgul eden o kadar çok şey vardı ki bu halde uyuması imkansızdı. Yattığı yataktan doğruldu ve odanın diğer ucunda bulunan kitaplıktan rastgele bir kitap aldı ve yatağa geri döndü. Eline aldığı kitabı okumaya başladı. Belki bu şekilde uykum gelir diye düşündü.

Bora, yan odadan acı içinde yalvaran bir ses geldiğini duyduğunda tam olarak aradan kaç saat geçtiğini bilmiyordu. Kitaba öylesine dalmıştı ki bir an için evde Deniz'in de olduğunu unutmuştu. Önce duraksadı, o gün başından geçen olayların bir şerit halinde aklına yansımasıyla yerinden fırlayıp yan odaya geçmesi bir oldu.

Odanın kapısını yavaşça açtığında gece lambasının kısık ışığında Deniz'in huzursuzca kıpırdanarak başını bir sağa bir sola çevirdiğini, sürekli yalvarır bir sesle anlaşılmaz bir şeyler mırıldandığını gördü. Alnında damla damla terler birikmiş ve yanakları ağlamaktan ıslanmıştı. Belli ki kâbus görüyordu. Bora Deniz'e doğru biraz daha yaklaştığında sayıkladığı şeyleri yarım yamalakta olsa anlayabilmişti.

Deniz, rüyasında huzursuz ve endişeli bir şekilde;

-"Ne olur, ne olur bırak gideyim! Ne olursun yapma!Vurma!" diye ara ara yükselen ara ara yalvaran bir ses tonuyla sayıklıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.

Öylesine korkmuş ve perişan görünüyordu ki Deniz'in bu haline içi dayanmadı ve hemen yanına yaklaşarak yavaşça omzuna dokunarak;

-"Deniz, uyan.. " diye seslendi. Kız gördüğü kabusa öylesine dalmıştı ki Bora'nın ilk seslenişini hissetmemişti bile. Bora, ikinci kez biraz daha yüksek bir sesle;

-"Deniz lütfen uyan, kâbus görüyorsun.." diye telkinde bulundu.. 

Bu sefer elini uzatıp yaralı bir ceylanı sever gibi hafifçe dokundu genç kızın ıslak yanağına. Dokunuşuyla koyu bir kâbusun içinden uyanan Deniz anlık bir refleksle yataktan hızlıca doğrulup sıkıca Bora'ya sarıldı.

-"Lütfen, lütfen beni yalnız bırakma.." diye ağlamaya başladı. Deniz'in bu ani hareketiyle Bora o an ne yapacağını bilemedi. Deniz'in sırtını sıvazlayarak;

-"Şişşş, geçti. sadece bir rüyaydı" diyerek onu rahatlatmaya çalıştı.

Birkaç dakika bu şekilde kaldıktan sonra Deniz'in hıçkırıkları seyrekleşmeye ve yavaş yavaş kendine gelmeye başladı. Deniz, Bora'nın omzuna öylesine sıkı sarılmıştı ki genç adam yerinden kıpırdayamıyordu. Deniz nihayet sakinleşebildiğinde kollarını gevşetti ve biraz geri çekildi..

-"Özür dilerim.." dedi Deniz, suç işleyen ve yaptığından utanan bir çocuk edasıyla. 

Halini gören ve onun bu durumdan dolayı mahcup olduğunu anlayan Bora, insanın içini ısıtan içten bir gülümsemeyle karşılık verdi.

-"Önemli değil, sadece bir rüyaydı. Şimdi tekrar yat ve uyu. Korkma ben yan odadayım." diyerek ayağa kalkarken Deniz hala Bora'nın kollarında olan elleriyle onun kollarını tutarak  ayağa kalkmak üzere olan adamı son anda durdurdu ve;

-"Gitme, ne olur beni yalnız bırakma.. Bu gece yanımda yat olmaz mı? Lütfen." diyerek sıkıca tuttuğu kolları yatağa doğru çekiştirdi...

Bu istek karşısında şaşıran Bora sadece;
 -"Ama.." diyebildi. Deniz'in korkmuş ve yalvaran bakışları karşısında ne yapacağını şaşırmıştı. Deniz hemen pes etmedi;
-"Biliyorum, çok şey istiyorum ama çok korkuyorum lütfen beni yalnız bırakma! Seni rahatsız etmem. sadece nefes aldığını duyayım, yanımda olduğunu bileyim bana yeter. Lütfen" diyerek yalvarmaya devam etti..

Onun ürkmüş ve perişan halini gören Bora
-"Benim için sorun değil, sen istiyorsan elbette." diye kendisi için sorun olmadığını belirterek bu isteği kabul etti. 
-"Lütfen.." dedi Deniz.

-"Peki sen öyle istiyorsan.." diyerek kendisine yer açmak için yatağın kenarına kaymış olan Deniz'in yanına yavaşça uzandı. Genç kız rahatlamıştı, küçük bir çocuk gibi yanına uzanan adamın omzuna başını koydu ve gözlerini yumdu.. 
Bu gece ilk defa sıcacık bir göğüse başını dayamanın huzuru ile gözlerinde yaşlarla uykuya daldı.
...
(Devam Edecek)


Nursalkımın..

21 yorum:

  1. yarında devamı gelir mi? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım hafta sonları nete girmediğimden pazartesiye devam edecek inşaALLAH.
      4. Bölüm pazartesi.

      Sil
  2. üzüldüm kıza.......
    kimbilir neler yaşadı, çok korkmuş...
    psikoloji çok bozuk...
    bakalım neler olcak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet kötü şeyler yaşamış ilerleyen bölümlerde görücez :)

      Sil
  3. Onceki bolumleri de okudum bundan oncesi..cok guzel bir hikaye..haftaya devamini okuyacagiz, kaleminize saglik..Bu arada sectiginiz muzikler cok guzel tesekkurler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dostbahçesi teşekkür ederim. Okuyan gözlerine sağlık arkadaşım.

      Sil
  4. İlgi ile ve severek okuyorum...Kalemine sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Hüseyin Bey.
      Her zaman beklerim.

      Sil
  5. muziklerde cok guzel kalemine saglik.

    YanıtlaSil
  6. En az şiirlerin kadar, yazıların da çok başarılı. Canım emeğine yüreğine kalemine sağlık.. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım teşekkür ederim.
      Okuyan gözlerine sağlık asıl.

      Sil
  7. kız daa önceden tanıyomuş ha.
    ya sahiden çok heyecanlı gidiyo öykü.

    bi de, türkçe hataları yok oldu aniden.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kız görmüş önceden evet.

      Biliyor musun deep,
      Unutmuşum ben de yeniden düzenlerken heyecanlanıyorum bazen :)

      Sil
  8. AAhhhhhhhhh çok şükür görüyorum kör olmamışım görüyorum Nur'umu görüyorum sonundaaaaaa!!!!!!!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ablacım şükür :)
      Sevindim bende çok üzülüyordum sıkıntı yaşamana.

      Sil
  9. vayyyy anasını neler kaçırmısım:)))beynımde hemen ıkı ınsan canladı denız ve bora...süper 3bölümden basladım ama simdi 2,1 okuyacagım ellerıne sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nani sağol canım,
      Umarım bu konu hakkında yorumlarından ve eleştirilerinden mahrum bırakmazsın beni.

      Sil
  10. Denizin neler yaşadığını öğrenmeyi merakla bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuğum bu bölümleri yıl başında yazmıştım inan bende unuttum çoğu yeri :)
      Bende bekliyorum :)

      Sil
  11. yaşanmışlık kokuyor..

    YanıtlaSil