29 Eylül 2016 Perşembe

Karman/çorman..



Uzunca bir gecenin sonunda Gabriel, ellerim üşüyor! Yüreğime bastıran sis gözlerimden akıyor yağmurların tınısında..
Denizler diyorum gri denizler, olsaydı belki biraz yeşil!
Aslında hikaye denizin kızına aşık bir korsandan geliyor.
Tek gözü bencillikle kör edilmiş ve alaylı maskenin takıldığı korsanın ellerinde diğerlerinden çaldığı hayaller var.
Öyle ki Picasso'nun tablolarına konu olan sızmış ve süngüye çekilmiş amansız aşk, baksana Picasso bile susmayı tercih etmiş..
Tablolarında ki karman çormanlık onu da zifiri bir suskunluğa itmiş..
Bir ressamın fırçasından yayılan hüzünler gibi, bir tuvale ince ince işlerken yalnızlığımı atlar koşuşturuyor yüreğimde.
Yüreği kırık Mecnun alıyor sazı eline, imkansız aşka tutulan Züleyha için söylüyor manilerini.. Züleyha öyle bir yangın ki sevgiliye ateş gibi yakıyor giydiği tüm gömlekler, zehir gibi keskin içtiği tüm şerbetler..
Bütün denizleri içse sönmeyecek içinde ki kor Züleyha'nın..

Yar ise suskun!

Şişş.. Sessiz olun lütfen, artık feryat etmenin faydası yok!
Mamafih hanımefendi bu hayatın gailesine göre elimizden gelen her şeyi yaptık ama ne yazık ki Aşkı gelenin yaşama şansı yok!

Hastanız şiirlerimize konu olduğunda, fazla aşktan tükenmiş durumdaydı..
Tüm unutturma çabalarımız hiç bir sonuç vermedi..
Kısacası üzgünüz, hayallerinizi kaybettik!
Bundan sonra sesini yitirdi tüm kelimeleriniz, başımız sağ olsun...




Yavaş yavaş ölüyorum, s.ç.h.s.y...



Nursalkımın..

2 yorum:

  1. Aslında her şey beliğ onu karıştıran, zorlaştıran bizleriz.

    YanıtlaSil
  2. heeey değişik bir şiir yazmışsın yaaa daha renkli gibi bu de miii :)

    YanıtlaSil