3 Ağustos 2012 Cuma

-Şıp, Şıp, Şıp.. Hüznün çığırtkan Sesi '2'



Onun kara mahzeni yosun tutmuş kalbiydi..

-Şıp, şıp, şıp..

Sussana sende bir, çaresizim anlasana hala benden istediğin nedir!
Söylenirken uykusuz ve birazda susuz elleri kömür karasına bulanmış zemine gitti..
Ah kahretsin yine vefasız uğruna anlamadan gözlerinden bir sel heba etti..

-Evet şıp şıp şıp..
-Sussana artık kalbi oyulmuş aptal aşık!
-Şıp...
-Yeter dedim! YETER! sus artık !

Beni delecek karanlıkları çalkalayan bu tiz sesin, senden damlayan her şıp yüreğime çelme takıyor biraz daha!
Sussana artık, sus bari eskittiğin yıllarım, kahrettiğin anılarım hatırına!
Gülüşlerini yitirdiğin koyu düşlerin hatırına..
Ah bu yoz olmuşluk, ah bu toza karışıp yok olmuşluk..
Sessizliği telkin ediyor ruhuma, ölümün masum susmuşluğu ne kadar çekici geliyor şimdi tüm vücuduma!

-Şıp mı?
-Hala mı?

Gitti işte zamanlar öncesiydi ve her şey bitti işte gün yine bu gün..
Kara gecenin karanlık zindanlarında bir o kararmışlığa bir bu sararmışlığa çarpıp durma yürek!
Biliyorum seni bu bedenden sinsice çalınman gibi kesip, kanata kanata yontmam gerek!

Avuçlarından sızan hicranların, kayıp kentlere bulaşan yalnızlığın artık seni de teskin etmeyecek!
Kuytulara sığınmış mezar yürekler bil ki çoktan oldu ecelin, ah aşk artık ruhunda bir daha dirilmeyecek!
Söndü gün ışıkların, belki güneş erken battı belki seni de bu karanlık dehlizler böyle derinden ağlattı!
Bil ve anla artık giden bir daha geri gelmeyecek!

Nursalkımın..

2 Ağustos 2012 Perşembe

Şıp Şıp .. -Nedir Bu? -Ses! -Peki Ne Sesi? -Onu Da Sen Bul...!



-Seviyor..
-Sevmiyor..
-Seviyor..

Anlamsızdı elinde ki papatyanın yapraklarını böyle umarsızca bir aşka kurban etmek, tel tel çığlıklar arasında koparmak..
Sevse sevgi sorgulanır mıydı hiç?
Buzdan örtülü o hain kalp çalıp giderken hayallerini, sevse başka olurdu her şey..
Kumdan inşa edilen gürizgâh bir aşktan  meftun yüreği her rüzgâr esişinde ufalanmazdı böyle Sevseydi eğer..

Ağladı ama biliyordu ağlamakta anlamsızdı, onun uğruna heba ettiği her gözyaşı bile koca bir kayıptı..

Her şeye rağmen hala onu sevmek dayanılmaz geliyordu, aptal kalp bir türlü laf anlamıyordu..!
kendine saygısı mı kalmamıştı, dili hala onun adını sayıklıyordu!

Soğuk gecenin yakıcı hüznü midesini bulandırıyor, gözlerini buğulandırıyordu!

İmkansızlıklar ihtimaller dahilince bir hayatın ucundan tutmuş, beline doladığı kasvetin ruhuna tesirine izin veriyordu!

Ah kahretsin o eski, o aciz, o hain sevgilinin yokluğu hala varlığının hükmünü veriyordu!!!

Bir ses işitti taş zemini delmek isteyen keskin bir ses!

Şıp, şıp, şıp...

Nursalkımın..

Hayat Nasıl Bir Muamma..?



Resimde çok tatlı olmasına rağmen kedileri de sevmem..

Karışık bazen, bazen tek düze..
Kimi zamanda heyecan dolu..
Bilmiyorum, evren nasıl bu kadar gürültülü..
Uzay boşluklarının sonunda neler var?
Yıldızlar neden böyle güzel parlar?
vs. vs. vs.

Nursalkımın..